İngiltere'den Hollanda'ya...

01.02.2022

Alpaslan Düven - KGK Londra Temsilcisi

Geçtiğimiz sayıda sizlere İngiltere gündemindeki gelişmeleri değerlendirmiştim… Yeni sayıda İngiltere'de 'kadın cinayetleri', 'gençler arasında bıçakla işlenen ve korkutucu boyutlara ulaşan suçlar' ve Hollanda'nın Rotterdam şehrinde başlayan ve Avrupa’nın bir çok ülkesine yayılan 'sivil itaatsizlik' konularını değerlendireceğim… Önceliğimiz 'kadın cinayetleri' olsun.
2021 yılında İngiltere genelinde toplam 123 kadın cinayeti işlendi. Üstelik bu sayı her geçen gün artıyor. Kadınlar, hava karardıktan sonra sokağa çıkmaya korktuklarını söylüyor…
Devam edelim…
2020'de artışa geçen 'bıçakla işlenen cinayetler' kabusu 2021'de aynı hızla devam ediyor. Ülkede her gün onlarca genç bıçaklı saldırıda yaralanıyor, bazıları yaşamını yitiriyor…
Cinayetler en çok başkent Londra ve çevresinde işleniyor. 2021 Ocak-Kasım ayları arasında en küçüğü 13, en büyüğü ise 25 yaşlarında 27 genç bıçaklanarak öldürüldü… Ben bu satırları yazarken, evimin üç sokak ilerisindeki bir caddede, 14 yaşındaki bir genç boğazına aldığı bıçak darbeleri sonucu acılar içerisinde can veriyor, diğer iki genç ise ağır yaralı hastanenin acil servisinde yerde uzanıyordu.
İngiltere'de uyuştucu satma yaşı ise 12'ye düşmüş durumda. Bölgemizdeki uyuşturucu satışını Afgan ve Iraklı gençler yapıyor. Bu genç uyuşturucu satıcılarının kavgaları genellikle cinayet ya da ağır yaralanmalarla sonuçlanıyor….
Devam edelim…
Liverpool'daki bombalı terör saldırısını duymuş olmalısınız… 1.Dünya Savaşı'nda yaşamını yitiren askerlerin anıldığı saatlerde, Liverpool Kadın Hastanesi önünde duran takside meydana gelen patlamanın bir terör eylemi olduğu açıklandı.
Bir kişinin yaşamını yitirdiği patlamayı 32 yaşındaki Irak doğumlu Emad el Swealmeen'in gerçekleştirdiği belirtildi.
Ölen kişinin de Swealmeen’in kendisi olduğu öne sürüldü. Iraklı olduğu iddia edilen saldırganın önce Suriyeli daha sonra ise Ürdünlü olduğu açıklanmıştı. Müslüman iken din değiştirerek Hristiyan olduğu ve Enzo Almeni ismini aldığı ifade edilen Swealmeen’in, Hristiyanlığa çok bağlı birisi olduğunu kilise papazı söylüyor.
İngiliz polisi, bir restoranda pizza şefi olarak çalışan Swealmeen'in (Almeni) akıl sağlığının yerinde olmadığına inanıyor. Saldırganın isminin açıklanmasının hemen ardından sosyal medyada Enzo Almeni veya Emad el Swealmeen kayıtlı bir hesap var mı diye araştırma yaptım fakat bulamadım.
Ancak saldırıdan bir gün sonra gazetelerde boy boy fotoğrafları yayımlandı. Saldırgan taksinin içinde yanarak can vermişti ve cesedi tanınmaz haldeydi. Buna rağmen polis kimliğini kısa sürede tespit edebilmiş ve kilisede düzenlenen vaftiz töreninde çekilmiş fotolarını basına dağıtmıştı.
Akıl sağlığının yerinde olmadığı belirtilen Swealmeen bir yandan pizza yapıyor diğer yandan da bomba hazırlıyormuş…
Saldırıların hemen ardından İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel, İngiltere’de Vatandaşlık ve Sınırlar yasasına sessizce eklenen bir kural değişikliği uyarınca, bireylerin uyarı yapılmaksızın her an İngiliz vatandaşlığından çıkarılabileceklerini açıkladı. Yani çifte vatandaşlığı olmayanlar her an vatansız kalabilecek...

İçişleri Bakanlığı, İngiliz vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarma yetkisini 2005 Londra bombalamalarından sonra çıkardı ancak eski Başbakan Theresa May’in 2010’dan itibaren İçişleri Bakanı olarak görev süresi boyunca bu yasanın uygulanması arttı ve 2014’te daha da genişletildi.
Devam ediyoruz…
İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler, Londra’daki Waltham Forest Belediyesi önündeki direğe çektikleri KKTC bayrağının, Rumların tepkilerinin ardından indirilmesi emrini veren Belediye Başkanı Grace Williams’ın istifasını istiyor.

Belediye Başkanı Williams, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bayrağı indirtmesine İngiltere’nin KKTC’yi tanımamasını gerekçe göstererek, “Kuzey Kıbrıs bayrağının göndere çekilmesinin yol açtığı durumdan dolayı” Rumlardan özür diledi.

KKTC vatandaşlarının yerinde olsam İngiltere'nin her köşesine bir KKTC bayrağı asılması için kampanya başlatırdım.
Sona doğru…
Şimdi de sizleri Hollanda'nın Rotterdam şehrine, 20 Kasım akşamına götürüyorum... Hollanda'da yeniden uygulamaya konan Covid-19 yasaklarına karşı çıkan halk ayaklanarak sivil itaatsizlik başlattı. Rotterdam şehrinde hükümetin "2G politikası" (QR kodlarının sadece aşı veya iyileşmeyle geçerli olması, testlerin geçersizliği) protesto edildi. Polis araçları gençler tarafından ateşe verildi. Polis ile göstericiler arasında çıkan çatışmada 1 kişinin yaşamını yitirdiği ve çok sayıda kişinin de yaralandığı iddia edildi. Aşı ve aşı pasaportu karşıtı gösteriler daha sonra Fransa, Belçika, İtalya, Avusturya ve Hırvatistan’a sıçradı…
Aslında, korona virüs hastalığını önleme adına getirilen kısıtlamalar ve yasaklamaların bir noktada patlak vereceği ve sivil itaatsizliğin başlayacağı biliniyordu…
Geldiğimiz noktada dünyanın dört bir yanındaki insanlar, kendi özgürlük ve hak arama tanımları içinde COVID-19 yasaklarına karşı gösterilerde bulunuyorlar. Dünya'yı daha büyük ayaklanmalar, sivil itaatsizlikler bekliyor...

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.