Covid-19 pandemisi George Floyd olaylarını tırmandırdı mı ?

24.08.2020
İRFAN SAPMAZ
İrfan Sapmaz 1983 yılında gazeteciliğe Adana'da Sabah, Günaydın gazetelerinde başladı. 1987 yılında İstanbul'a Günaydın gazetesine geçti. Aynı yılın sonlarına doğru Afganistan'a Rus-Afgan savaşını izlemek üzere gitti. Afganistan savaşını izlerken, bir yandan da bölgedeki sıcak gelişmeleri takip etti. Defalarca ölüm tehlikesi atlattı ve yaralandı. 1992 yılına kadar bölgede öncelikle Afganistan savaşını izledi. Ayrıca Pakistan, Hindistan ve Filipinlere kadar olan bölgelerdeki savaşları, iç karışıklıkları takip etti. 1990 yılında Sovyet Tanklarının girdiği Azerbaycan'a İran üzerinden Günaydın gazetesi muhabiri olarak kaçak girdi. Ancak KGB tarafından Bakü'de yakalandı ve 75 gün KGB de sorgulandı. Turgut Özal girişimleri sonucu Türkiye'ye teslim edildi. 1992 yılının başında Hürriyet Bakü temsilcisi oldu. Bir günde 683’e yakın Azeri Türkünün öldürüldüğü meşhur Hocalı Faciasını ilk kez hem fotoğraflar ile hem de video görüntüleri ile bütün dünya'ya vahşeti Hürriyet gazetesi ve TRT aracılığı ile TRT muhabiri olarak duyurdu. Ağdam bölgesinde savaş sırasında bir Rus tankının üzerine sürmesi sonucu tankın ayağının üzerinden geçmesi ile ayağından yaralandı. Sapmaz acil olarak önce bir helikopter ile Bakü’ye oradan da uçak ile Türkiye’ye getirilerek tedavi altına alındı. Hürriyet, TRT, NTV Temsilcisi olarak 12 yıla yakın zamandır Azerbaycan'da Kafkaslar ve Orta Asya’daki gelişmeleri izledi. Sapmaz ayrıca Azerbaycan'da Avrasya Media grubunu kurdu. Ülkenin ilk bağımsız demokratik gazetesini çıkardı. Avrasya kısa bir süre içerisinde ülkenin en çok satan gazetesi durumuna geldi. Günlük 40 bin tiraj yapan Avrasya ülkenin yine ilk renkli çıkan gazetesi olma özelliğini taşırken İngilizce, Rusça, Anadolu ve Azerbaycan Türkçesi ile yayınlandı.Avrasiye 300 milyon nüfuslu Eski Sovyetler Birliğinde de dağıtıldı. Azerbaycan'ın ilk özel matbaalarının da sahibi olan İrfan Sapmaz Azerbaycan'da demokrasinin gelişmesi adına büyük bir mücadele verdi bir çok ödüller aldı. Avrasya gazetesinin yanı sıra ATA(Azerbaycan Türk Ajansını) da kurarak Eski Sovyet Cumhuriyetlerinde haber, fotoğraf ve görüntü servisi yapan bir kurum haline getirdi. Sapmaz NTV'nin Kafkas ve Orta Asya bürolarının da temsilcisi olarak Bakü'de NTV stüdyolarını kurdu. NTV'de 2 yıl boyunca her sabah "Günaydın Kafkaslar" programını yaparak Kafkaslar ve Orta Asya'daki gelişmeleri günlük olarak ekranlara taşıdı. Sapmaz 7 Ekim 2001'de Amerika'nın Afganistan'ı vurmasını ve savaşın başlamasını CNN Türk televizyonunda bütün dünyaya ilk duyuran gazeteci oldu. Tüm dünya televizyonları İrfan Sapmazdan savaşın başladığı haberini alarak dünya’ya duyurdu. 2002 Ekim tarihinde Star Gazetesine köşe yazarı olarak transfer oldu. Sapmaz Star gazetesi yazarı ve savaş muhabiri olarak tüm dünya’daki sıcak gelişmeleri yerinde izlemeye devam etti. İrfan Sapmaz Star gazetesinden ayrıldıktan sonra TRT 1’de GAZETECİ isimli haber programını yapmaya başladı. Gazeteci dünya’nın her yerindeki sıcak olayları ekranlara yansıtarak Türkiye’de televizyonlarda yayınlanan tüm 100 program içerisinde 36.sıraya yerleştirdi. TRT içerisinde ise haber programları dahil en çok izlenen program haline geldi.Sapmaz TGRT Haber televizyonuna geçerek GAZETECİ programını yapmaya devam etti. GAZETECİ programının yanı sıra her gün 10.45 ve 17.45 saatlerinde ANALİZ isimli Tv köşesinde analizler yaptı. Sapmaz TGRT Haber Dış Haberler Müdürlüğü ve Gündüz yayınları sorumlusu ve Haber Koordinatörlüğü görevlerinde bulundu. Sapmaz 2008 yılı Mayıs ayında yayına geçen 4 dilde projesi tamamı ile kendisine ait olan Uluslararası bir televizyon kanalını sıfırdan kurdu. Ardından 6 News haber kanalının Genel Müdürü, Yönetim Kurulu Üyesi olarak 2 yıl çalıştı. Kanalı yayına geçirdikten sonra anlaşmazlık nedeni ile görevinden istifa etti. İrfan Sapmaz AA (Anadolu Ajansı ) Temsilcisi olarak 2009-2013 yıllarında Cidde'de görev yaptı. Suudi Arabistan ve körfez ülkelerindeki gelişmeleri takip etti. İslam İşbirliği Teşkilatının merkezinin de bulunduğu Cidde’de başta Suudi Arabistan olmak üzere Orta Doğu ve İslam ülkelerindeki sıcak gelişmeleri yakından izledi. Her sene haccı takip ederek kutsal topraklardan sıcak görüntüleri Türk ve dünya medyasına aktardı. Anadolu Ajansından sonra TRT Türk’e transfer olan sapmaz ayrıca TRT Türk başta olmak üzere diğer TRT kanallarına günlük olarak Cidde’den ve bölgeden canlı yayınlar yaptı. Bölgedeki, Arap dünyası ve İslam ülkelerindeki gelişmeleri aktardı. İrfan Sapmaz Cidde’de bulunan Melik Abdulaziz Üniversitesinde 2 boyunca Arapça dil eğitimi gördü. Sapmaz Arapçasını 7 yıl boyunca yaşadığı Suudi Arabistan’da geliştirmek için çalışmalarını sürdürdü. Sapmaz 2013-2016 (1 şubat 2016) yıllarında da TRT Türk Suudi Arabistan Temsilcisi olarak Cidde’de çalıştı. İrfan Sapmaz son olarak 2015 yılında TRT Türk için dünya’da ilk kez dünyanın en tarihi, eski ve büyük camilerinin belgeselini çekti. Suudi Arabistan’da kutsal mekanlar Mekke-i Mükerreme’de Kabe-i Muazzama ve Medine-i Münevvere’de Mescid-i Nebevi ile Kuba mescidi başta olmak üzere 17 ülkede çekimler gerçekleştirdi. Çekilen toplam 26 camii ‘Kuba’nın İzinde’ isimli belgesel ile ilk kez dünya’da bir ilke imza atıldı. Kuba’nın izinde belgeseli 1 yıl boyunca her gün TRT Türk ekranlarında yayınlandı. İrfan Sapmaz Gazetecilik mesleğinde 33.yılını doldurdu. Türkiye’nin Avrasya, Orta Asya, Orta doğu coğrafyasındaki uzman gazetecisidir. Sapmaz’ın elinde uzun yıllar Televizyonlarda yayınlanan GAZETECİ isimli programın tüm arşiv görüntüleri bulunmaktadır. Sapmaz gazetecilik mesleği boyunca dünyanın çok büyük bir bölümünü gezerek gazetecilik faaliyetlerinde bulundu. İrfan Sapmaz halen Katar Kraliyet Ailesi Üyesi Şeyh Dr.Abdulaziz Abdul Rahman Althani’nin CEO-Türkiye temsilciliği görevlerinde bulunuyor. Dünyanın bir çok yerindeki şirketlerin faaliyetlerini takip ediyor. Dr.Abdulaziz A.A Şirket Grubu Başkanı, OİCHF(İslam İşbirliği Teşkilatı İnsani Yardım Fonu Başkanı) olarak Katar merkezli çalıyor. Althani 10 yıl boyunca Kraliyet Ailesi Konseyi Genel Sekreteri olarak görev yaptı. İrfan Sapmaz son olarak 2017 yılı Ekim ayında yeniden DHA’ya savaş muhabiri olarak döndü ve dünyadaki savaşları izledi. Filistin’de canlı yayın sırasında bir göstericinin vurulma anlarını televizyonlarda ekrana getirerek Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından yılın televizyon gazetecisi ödülüne layık görüldü. Sapmaz 2018 Mayıs ayında CNN Türk Haber Koordinatörü olarak göreve başladı.1,5 yıl çalıştıktan sonra SAHA Haber Ajansı savaş muhabiri olarak görevine devam ediyor.

İrfan Sapmaz- KGK Washington DC Temsilcisi

 

Bütün dünya ABD ile ilgili büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Dünyanın hemen hemen her meselesinde mutlaka bir rolü olan ABD’nin Covid-19 pandemisi karşısında gösterdiği başarısızlık, sağlık alanında başarı sağlayan ülkelere adeta moral oldu. Tabii ki başta Türkiye.

Dünyanın en büyük ordusu, en büyük teknolojileri, silahları, yatırımları, en iyi üniversiteleri sizde olabilir ancak sağlık alanına yatırım yapmamışsanız bütün bu güçler hiçbir işe yaramıyor. Biz bunu Amerika’da gördük.

Başta Amerika olmak üzere tüm dünya hala bu virüse yakalananların sayısının 2 milyonlara yaklaşmasını, hayatını kaybedenlerin 110 binlere doğru tırmanmasını hayretler içinde izliyor. New York Valisi  Andrew Cuomo’nun günlük bir basın toplantısını izlerken “Dünyanın süper gücüyüz ama maalesef yüz maskesini, yüz siperliğini, eldivenleri böylesine basit bir teknoloji ile üretilebilen sağlık kitlerinde bile Çin’e mahkum olduk. Yazık bize çok yazık.”

Bu müthiş bir öz eleştiri. Tabii ki her ne kadar Trump’a sorsanız zamanında tedbirler alındı, alınmasaydı en az 2,5 milyon Amerikalı hayatını kaybedebilirdi. Evet günlük olarak Trump’ın basın toplantılarını izlerken gerçekten bir çaba harcandığını inkar edemeyiz. Covid-19 hastalarının en çok hayatını kaybettiği solunum cihazlarının eksikliği kısa bir süre içerisinde halledildi. Fakat dünyanın finans merkezi New York ölümün merkezi haline geldi. Sokaklar caddeler seyyar morglarla doldu. Adalara her gün binlerce insan cesetleri büyük bir korku ve endişe içinde toprağa verildi.

Kısacası ABD sağlıkta sınıfta kaldı. Türkiye ise bu virüse karşı verdiği mücadele ve sağlık alanında hastanelere yaptığı yatırımlarla tüm dünyanın dikkatini çekti. Tabii ki Amerika’nın da. Ve Türkiye sembolik de olsa birkaç uçak sağlık malzemeleri taşıyan uçakları Washington DC’ye gönderdi.

Peki 46 yaşındaki Siyahi George Floyd olaylarının ülke çapında bir anda yayılmasının arkasındaki nedenlerden birisi neydi? Maskeler.

Covid-19 nedeniyle ölüm oranlarını ve dolayısı ile yayılmasını engellemek için ülke çapında maskeler neredeyse zorunlu hale getirildi. Yaklaşık 4 ay boyunca 330 milyonluk Amerikan halkının 300 milyonu evlerinde kalırken, maskesiz hiçbir yere girilemez oldu. Artık yüzleri maskeli Amerikalılar adeta tanınmaz hale geldi.

İşte herkesin maske takma zorunluluğundan en çok George Floyd olaylarını körüklemek isteyenler istifa etti. Ülkenin istihbarat servisleri, polis güçleri ülke çapında bu gösterilerde provokasyon eylemlere katılan binlerce insanı adeta takip edemez ve tanıyamaz hale geldi.

Washington DC’de Beyaz Saray önünde göstericileri izlerken tıpkı Gezi eylemlerinde olduğu gibi, bu işin arkasında çeşitli grupların olduğu Adalet Bakanı William Barr tarafından açıklandı. Göstericilere maske, sağlık kitleri, su, gıda desteği, polisler ile karşılaşılabilecek tutuklanma olaylarında avukat ve hukuk danışmanlığı desteği gibi bir çok destek verildi.

3 Kasım 2020 başkanlık seçimlerinin yaklaştığı şu günlerde sıradan baktığımız bir yüz sağlık maskesinin, insanların bir ülkeyi karıştırma çabalarında ne kadar önemli rol oynadığını gördük.

Şimdi Amerika bir tarafta Covid-19, diğer tarafta George Floyd göstericileri ile uğraşıyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.